• Futbolik Club

Futbol Dünyasında Rekor Kırmış 9 Transfer



Futbolseverler için yaz mevsimi transfer haberleriyle şenlenir. Özellikle de Avrupa’nın dev takımlarının yaptığı dev transferlerle. Bu yaza Harry Kane ve Killian Mbappe’nin yeni rekorlar kırması muhtemel imzalar atması beklenirken eski rekortmenlerin dokuz tanesine bir göz atın.

Roberto Baggio 1990

Bir futbolcunun dünya rekoru kırarak bir takımdan bir başkasına transfer olması bir tarafı sevindirirken bir tarafı da üzülebiliyor. Nadiren de söz konusu futbolcuyu! Roberto Baggio 1990 yazında Fiorentina’dan Juventus’a geçtiğinde 8 milyon pound’luk bonservis bedeliyle sansasyon yaratmıştı. Fiorentina taraftarları bu transferi protesto etmek için sokaklara dökülmüş ama yine de imzalar atılmıştı. Onlar gibi üzgün birisi daha vardı: Roberto Baggio’nun kendisi! “Floransa’dan ayrılmak istemiyordum ama Fiorentina da beni istemiyordu. Başkan Pontello bana ‘Juventus’a gitmezsen o kadar kötü bir takım kurarım ki Serie B’ye düşeriz’ dedi. Ne yapabilirdim ki? Juventus’ta üç kat daha fazla para kazanıyordum ama hiç umurumda değildi. Sadece Fiorentina’da oynamak istiyordum” diyerek üzerinde fırtınalar kopartılan günleri anlatıyor.

Alan Shearer 1996

Southampton’dan Blackburn Rovers’a transfer olurken İngiltere’nin en pahalı futbolcusu olmuştu, burada Premier Lig şampiyonluğu kazanıp Newcastle United’a giderken dünyanın en pahalı futbolcusu! 1996’da onun için tam 16.500.000 pound ödendi. Bu ünvanlar onun kendine güven duymasını kolaylaştırmış. “Doğruya doğru” diyordu bir röportajında, “Dünyanın en pahalı futbolcusu olduğumda soyunma odasında kendimi biraz daha uzun ve iri hissederdim!” Shearer, memleketine dönmek için Newcastle’a imza atmadan önce Blacburn’den ayrılırsa bunun ancak dünya rekoruyla olabileceğini söylemişti. Sözünü de tutmuş oldu. Belki memleketine bir şampiyonluk kazandıramadı ama yine de çıktığı 303 maçta 148 kez elini yukarı kaldırmayı başardı.

Denilson de Oliveira Araujo 1998

Brezilyalı 20 yaşındaki Denilson, akşam yatarken ertesi gün Barcelona ile transfer anlaşması yapacağını düşünerek uyumuştu; sabah uyandığında Real Betis’in futbolcusu olmuştu. Hem de dünyanın en pahalı futbolcusu olarak! Bu çılgın dönüşüm Real Betis başkanı Lopera’nın büyük hayallerini gerçekleştirmesinin bir adımıydı. Juventus ve Barcelona’nın peşinde olduğu bu genç yeteneği 21.500.000 pound’luk bir ücretle Endülüs’e getirvermişti. Denilson, kuşkusuz çok yetenekliydi ama kendisi için ödenen bu değeri edip etmeyeceği hep tartışıldı. Betis’te 1998-20005 arasında 186 maça çıktı. Sonrasında ciddi irtifa kaybederek Vietnam ligine kadar düştü. Yine de özellikle Betis günleri hem onun hem de taraftar için güzel ve özeldi. Öyle ki taraftarlar onun birkaç driplingini görse evlerine mutlu gidiyordu!

Luis Figo 2000

Tuttuğunuz takımın yaptığı öyle bir transfer düşününki hem dünya rekoru kırıp en pahalı futbolcu size gelsin, hem de o ismi en büyük rakibinizin elinizden almış olun! İşte Luis Figo’nun 2000 yılında Barcelona’dan Real Madrid’e 37 milyon pound’luk bir bonservis ücretiyle gidişi tam da böyle olmuştu. Portekizli kanat oyuncusu Barcelona’nın kendisine yeteri kadar değer vermediğini düşünürken fırsatı gören Real Madrid başkanı Florentino Perez bombaya patlatmıştı. Ne var ki Figo hiçbir zaman Barcelona’daki gibi oynayamadı. Rakipler ona hem ekstra önlem aldı, daha sert müdahalelerde bulundu; Real’in Galacticos döneminde takıma sürekli yıldızlar katılmasıyla da ilgiden uzak kaldı. Yine de akıl arda en çok bir El Classico’da Camp Nou’da onu protesto etmek isteyen Katalanların sahaya attığı domuz kafası kaldı!

Zinedine Zidane 2001

Başkan Florentino Perez’in “Dünyanın en iyi futbolcuları dünyanın en iyi takımı Real Madrid’de forma giyer” mottosuyla hareket etmesi, eflatun-beyazlıları sürekli transfer rekoru kırmaya itti. Figo transferinden sadece bir yıl sonra bu sefer Juventus’un yıldızı Zinedine Zidane’ı kadrolarına kattılar. Bunun için Torinolulara 46,6 milyon pound ödediler. Zidane, Madrid’e 1998 Dünya Kupası’nı ve 2000 Avrupa Şampiyonası’nı kazanmış, turnuvaların yıldızı olmuştu. Ama onun da bir eksiği vardı: Şampiyonlar Ligi kupası. Gelir gelmez o açığı da kapattı, özellikle final maçındaki muhteşem volesiyle rekor transferine değdiğini ispat etti. Madrid formasıyla 2001-2006 yılları arasında 155 maça çıkan Zizou, kazandığı beş kupayla borcunu fazlasıyla ödedi.

Cristiano Ronaldo 2009

Bir futbolcuya dünyanın parasını verip karşılığını almak istiyorsanız kapısını çalacağınız isim Cristiano Ronaldo olmalı! Florentino Perez bile bu transfere 94 milyon euro harcarken bu kadar çok kupa, taraftar, dolayısıyla da forma satışıyla para kazanacağını hesap edememiştir. Manchester United’le yıldız bir kanat oyuncusu olarak sivrilen, Alex Ferguson’un ellerinde ölümcül bir silaha dönüşen Portekizli, Real Madrid formasıyla (ve tabii Lionel Messi’yle dünyanın en iyisi olma yarışına girmesinin etkisiyle) bir gol canavarı haline geldi. Real Madrid formasıyla iki La Liga kazanan Cristiano, tam dört kez Şampiyonlar Ligi kupası kaldırmayı da başardı. Tüm bu süreçte dört kez dünyanın en iyisi olma yarışını kazanırken, forma giydiği 292 maçta 312 gol attı. Diğer kazandıkları ve kırdığı rekorları anlatmak öteki rekortmen futbolculara biraz haksızlık olacak!

Gareth Bale 2013

Gareth Bale üzerine kopartılan fırtınayı hatırlarsınız. Galli kanat oyuncusu sol bek olarak Tottenham’da kendini göstermiş, muazzam hızıyla döneminin en iyi sağ beki Maicon’u perişan ettikten sonra forvet hattında kendine yer bulmuştu. Real Madrid başkanı Florentino Perez, başlattığı ikinci Galacticos harekatında Cristiano Ronaldo’yla birlikte ihtiyaç duyduğu süper yıldız kriterini tamamlamak için onun için 100 milyon euro’yu gözü kapalı harcayınca dünya kamuoyu oldukça şaşırtmıştı. Tamam Bale çok iyi bir futbolcuydu ama o kadar para eder miydi sorusu gündemden düşmedi. Açıkcası Bale’in Real Madrid kariyeri de bu sorunun cevabını “Hayır” diye verenleri haklı çıkartır neticede. Ara ara patlamalar yapsa da sürekli Ronaldo’nun gölgesinde kaldı, sık sık sakatlandı, kısacası pek bir etki yapamadı. Real’deki yedi yılda sadece 169 maça çıkabilmesi onun maç başına fiyatını daha da yükseltmekten başka bir işe yaramadı!

Paul Pogba 2016

Alex Ferguson’un 26 yıllık muazzam mesaisinin ardından emekli olmasıyla başladığı düşüşü üç farklı teknik direktör ve onlarca dev transferle durdurmaya çalışan Manchester United, çareyi 16 yaşındayken kadrosuna katsa da sadece üç maçta forma verip sattığı Fransız süper yıldız Paul Pogba’yı Juventus’tan geri almakta buldu. Bu fikir değişikliği onlara tam 105 milyon euroya patladı! Uzun boyu ve güçlü fiziğine, yaratıcı bir oyun ve kusursuz bir teknik ekleyerek bugünlere gelen Pogba, Dünya Kupası’nı da kazanan Fransa Milli Takımı’nın önemli parçalarından birisi olması Kırmızı Şeytanların taraftarları arasında beklentiyi oldukça yükseltmişti. Pogba’nın Manchester United serüveninde şimdilik 99 karşılaşmaya çıktı. Kendisinin transferinde rol oynayan Jose Mourinho’yla sürtüşerek başladığı Premier Lig kariyerinde, Ole Gunnar Solksjaer yönetiminde parçalı bulutlu bir performans sergilediğini söylemek mümkün. Kısacası, bir genç daha rekor transfer bedeli altında ezilmiş görünüyor.

Neymar 2017

Pogba’nın yüzde 5’lik bir artışla kırdığı rekoru Paris St-Germain ve Neymar adeta paramparça ettiler. Barcelona’nın (muhtemelen kimse o kadar para harcamaz diye düşünerek) Brezilyalı yıldızın sözleşmesine koyduğu “222 milyon euro ödeyen kulüp Neymar’la anlaşabilir” maddesi 2017’de yeni ve kırılması zor bir dünya rekoruna dönüştü. Futbola para dopingini yapar Ortadoğu sermayesinin varlığıyla ödenen bu serbest kalma bedeliyle evini Barcelona’dan Paris’e taşıyan Neymar henüz Ligue 1 şampiyonluğu dışında dişe dokunur bir şey kazanabilmiş değil. 2019-20 sezonunda sakatlıklarla boğuşan Brezilyalı, Coronavirus günlerinde en son annesi ve sevgilisinin fotoğraflarını sosyal medyadan dağıtmakla vakit geçiriyordu!

Futbolik'e Ücretsiz Abone Ol