Hiç Ballon d’Or Kazanamamış Büyük Futbolcular

2021 Ballon d'Or ödülü Messi'ye mi gidecek yoksa Lewandowski'ye mi? Son günlerin merakla beklenen sorusu buyken, biz de geçmişe gittik ve hiç Ballon d'Or kazanamamış efsane futbolcuları inceledik.


Alessandro Del Piero


Hem İtalya hem de Juventus için yeri kolayca doldurulamayacak oyunculardan biri, Alessandro Del Piero. Şampiyonlar Ligi’nde gol kralı olduğu 1997/98 sezonunu Ballon d’Or’la süsleyebilirdi ama karşısında takım arkadaşı Zinedine Zidane vardı. Uzun yıllar boyunca, üst düzey futbolda damga vurmayı başarmış olsa da adını Ballon d’Or kazananları arasına yazdıramadı.


Dennis Bergkamp


Bergkamp, özellikle 1992 yılında Ballon d’Or’a çok yaklaşmıştı. Hem Hollanda formasıyla Euro 92’de turnuvanın, hem de Ajax’la Avrupa’nın gol kralı oldu. Ama o yıl Ballon d’Or’u bir başka Hollanda efsanesi Van Basten’e kaptırmıştı. Çok iyi gol vuruşları yapardı, ama aynı zamanda bir bütün olarak takımına etki eden bir forvetti. Sadece Newcastle maçında attığı çalım bile Ballon d’Or’luktu.


Jürgen Klinsmann


Bir zamanlar Alman futbolu denilince akla o gelirdi. Euro 88 ile Fransa 98 arasındaki bölümde Panzerlerin değişmez forvetiydi. Tottenham’la harikalar yarattığı ve 150 binden fazla formasını sattırdığı 1994/95 sezonunun ardından Ballon d’Or’a aday gösterilmiş ancak ödülü Milan’ın golcüsü George Weah kapmıştı.


Andres Iniesta


Oynadığı dönem itibariyle Messi-Ronaldo ikilisine denk gelen şanssızlardan biri. Iniesta, aslında hem Barcelona hem de İspanya milli takımının elde ettiği başarılarda perde arkasında yer alan değil, direkt başrolü üstlenen isimlerindendi. Tüm bunlar yine de Ballon d’Or'u almasına yetmedi.


David Beckham



Aslında Ferguson bile “çalıştığım büyük oyuncular” listesine onu yazmadı. Galiba onun futbolu adına şanssızlığı, yakışıklılığıydı. Daha çok bir film yıldızı gibi görüldü ama büyük bir oyuncuydu. Dünya futbol tarihi, onun sahip olduğu sağ ayak içiyle az ya da hiç karşılaşmamıştır. 1999 yılında Ballon d’Or favorisi olarak görülse de ödül Rivaldo’ya gitmişti.


Raul Gonzalez


İspanyolca’da gol makinesi demek, Raul demektir. En azından biz futbolseverler için öyle… Uzun yıllar boyunca “Şampiyonlar Ligi’nin en golcü oyuncusu” unvanını elinde tutmasına rağmen ödülü Michael Owen’ın aldığı 2001 yılı dışında Ballon d’Or favorisi olarak pek görülmedi. Keşke İspanya milli takımının şahlandığı döneme yetişebilseydi.


Zlatan Ibrahimovic


Gittiği her takımı ülkesinde şampiyon yapan Zlatan, Ballon d’Or hedefine bir türlü ulaşamadı. Galiba bunda en büyük etken, hiç Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu yaşayamamış olması. Bu durumu “İdolüm Ronaldo da hiç Şampiyonlar Ligi kazanmamıştı, o yüzden önemli!” diyerek açıklasa da kendisine kötü bir haberimiz var: Aynı Ronaldo Ballon d’Or’u iki kez kazandı.


Thierry Henry


Adı geçince, “Hadi ya! Hiç Ballon d’Or almamış mı?” dedirten bir başka golcü de Thierry Henry. Arsenal’in altın yıllarında onun imzası vardı. Aslında 2002 Dünya Kupası’nda Senegal maçındaki o kırmızı kartı görmeseydi, hem kendisinin hem de Fransa’nın hikayesini farklı şekilde yazabilir, her şeyin sonunda Ballon d’Or’a kavuşan isim olabilir ve bunu dizlerinin üstünde kayarak kutlayabilirdi.

Steven Gerrard


Uzun yıllar boyunca box-to-box’ın tanımını yaptı, oyunun iki tarafını da hakkıyla sahneleyen orta sahaların öncülerindendi. En iyi dönemlerinde Liverpool’u terk etmedi. Premier Lig’de şampiyonluk göremese de 2005 Şampiyonlar Ligi finalinde attığı kafa golüyle geri dönüşün fitilini ateşleyen isimdi. O yıl Ballon d’Or adayları arasında yer aldı ama önünde Ronaldinho vardı.

Eric Cantona


En az oynadığı futbol kadar, karakteriyle de unutulmazlar arasına girmeyi başaran Cantona da gönüllerin Ballon d’Or sahiplerinden biri. Yakası kalkık United formasıyla efsaneler yaratan Fransız, 1993 yılında Ballon d’Or’a aday gösterilse de ödül Roberto Baggio’ya gitmişti.