• Futbolik Club

10 Maddede Futbol Kurallarının Evrimi


Değişmeyen tek kural topun tamamının çizgiyi geçmesi


Bugün VAR futbol maçlarında hakemlerin kararları tam bir otopsi masasına yatırılıyor, müdahale anında yine hakem tarafından yapılıyor. Peki, futbol kurallarının nasıl bir evrim geçirerek bugünkü halini aldığını kaç kişi biliyor

Sahalar

Örneğin sahalar 1860’larda bugünkünün neredeyse iki katı uzunluğundaydı! Bir futbol sahası tam 180 metre olabiliyordu. Üstelik 1891’e kadar saha çizgileri de yoktu; ilk çizilenler de santra yuvarlağı ve taç çizgileri oldu. 1937 yılına ceza yayı, bir yıl sonra da köşe yuvarlağı çizildi.

Kaleler


Tam bir karambol: Gol mü olacak, yoksa ipten mi dönecek?

Eskiden futbol kale direkleri sadece iki taneydi; yukarıda yüksekliği belirleyen bir direk yoktu. Top iki direğin arasından geçsin de ne kadar yüksekte olursa olsun anlayışı vardı! Sonradan 2.44 metre yüksekliğe bir beyaz bir şerit çekildi ve üst direk “icat edildi”! Kale ağları ilk olarak 1891’de kullanıldı.

Kaleciler

“Bunu yapabilir misin Alisson?”

Hava toplarının elle tutulması yasaklandıktan bir yıl sonra bu hak kalecilere verildi. Kaleciler 1912’ye kadar sahanın her yerinde bu imtiyazın keyfini çıkarıyordu! Penaltı atışları 1891’de yürürlüğe girilirken atış sırasında kalecinin çizgide durması kuralının gelmesi için 1905’e kadar sabredildi! Kural ancak 1929’da “kaleci penaltı vuruşu yapılana kadar çizgide durmalıdır” diye bugünkü hale getirildi.

Hakemler

Belki de ilk kravatsız hakem! Kim bilir?


Bir maçın içinde ve devamında en çok tartışılan kişi kuşkusuz hakemdir. Hakemlik ilk olarak 1883’de gündeme geldi. 1884’ekadar sahanın iki yarısında da birer hakem bulunur, bir anlaşmazlığa düştüklerinde kenardaki masa hakemine başvururlardı. Masa hakemi sokuru da yazar, zamanı da tutardı. 1884’te saha içinde tek bir hakem bulunmaya başladı. İlk düdük 1878’de öttü, ilk sarı ve kırmızı kartlar 1976’da hayata geçirildi. 2000’li yılların başına kadar simsiyah giyenen hakemler sonrasında imajlarını düzeltmek adına mavi, sarı, turuncu, kırmızı gibi farklı renklerde üst giymeye başladılar. Yine de hiçbiri 1930 Dünya Kupası’nda görev alan golf paltonlu ve kırmızı çizgili kravatlı Jean langesus kadar şık olamadı.

Kurallar

Rugby, futbolun en çok esinlendiği oyundur. Örneğin ayağında topla rakip kaleye giden futbolcuyu savunmacılar şarj yaparak, çekerek, çelmeleyerek durdurabiliyordu. Ama hem çekip aynı anda çelme takmak yasaktı! Futbolcular topu doğru şekilde yakalarlarsa veya ilk vuruşta top kendilerine gelirse başka birine pas verebiliyor ya da şut atabiliyordu. Burası bugünün Amerikan futbolunu andırmıyor değil!

Ofsayt


Futbolun tartışmasız en tartışmalı anı: Ofsayt bayrağının kalktığı an!


Futbolu futbol yapan bir numaralı kural ofsayttır. Eskiden bu kural çok daha acımasızdı. Öyle ki bir futbolcu topun önüne geçer ve o halde topa dokunursa oyundan atılıyordu. Bir takım arkadaşı ona pas atmışsa, rakipten birisi veya yine kendi takımından bir futbolcu topa dokunmazsa o da dokunamıyordu. Ofsayt kuralı oyunun hızlanması ve daha çok gol atılması amacıyla sık sık değiştirildi. 1990’da kural ciddi bir değişiklikle bugünkü haline yaklaştı, beş yıl sonra aktif-pasif haline geldi. Halen de ofsayt üzerinde oynanmaya devam ediliyor!

Geri Pas


Walter Zenga: Ayaklarından para kazanan ilk kaleci!

1990’lardaki sıkıcı savunma futbolunu kırmak için alınan bir diğer kritik karar geri pasların kaleci tarafından elle tutulamaması oldu. İlk günlerde büyük karmaşalar çıksa da kural hızlıca oturdu ve kötü niyetli zaman geçirme engellendi. Dahası kalecilerin ayaklarını da iyi kullanmaları için kendilerini geliştirmelerinin önünü açtı. Kural, bugün geriden oyun kurabilecek kadar ayağına hakim Alisson Becker, Marc-Andre ter Stegen gibi kalecileri yarattı. Zamanın Inter kalecisi Walter Zenga’nın kulüp başkanı Ernesto Pellegrini’ye gidip “Artık ayaklarımı da kullanmam gerekiyor, bu yüzden maaşıma zam yapmalısın” demesi ve bu zammı alması geleceği ne kadar iyi gördüğünü ortaya koyuyor!

Futbolik'e Ücretsiz Abone Ol