Süper Lig'in Mayıs Şampiyonları!

Şampiyonluk yarışı genelde maraton koşusuna benzetilir. Sonucun alınacağı güne daha çok vakit varken yarışa tutunmak gerekir, sabırla, kimi zaman inatla koşmaya devam edilmelidir. Ayakta kalanların önünde son bir 100 metre kalır, o da mayıs ayıdır. Bazılar şampiyonluğu en çok bu aydaki üstün performansıyla kazanır.

Galatasaray 1986-87

Galatasaray bir öncesi sezonu yenilgisiz ve averajla ikinci bitirmişti, 30 Mayıs günü Antalya’da sahaya çıkarken de yine averajla, aynı takımın, Beşiktaş’ın ardındaydı. İki hafta önce Beşiktaş, Fenerbahçe’yi 4-0’la geçerken sarı-kırmızılılar Rize deplasmanından boş dönmüş, “Derwal istifa!” sözleri duyulmuş, kazanı kaynatan ateş iyice harlanmıştı. 35’inci hafta maçlarının son dakikaları oynarken Beşiktaş’ın İstanbul’da Denizlispor’dan gol yiyerek bir puana razı olduğu haberi gelince Galatasaray, sezonun bitmesine bir hafta kala liderliğe oturuverdi. İki hafta öncenin “Şampi…”si Beşiktaş’ı geride bırakan sarı-kırmızılılar son maçlarında zorlansalar da Eskişehirspor’u 2-1 yendiler, sadece 14 yıllık şampiyonluk hasretini dindirmekle kalmayıp Jupp Derwall önderliğinde Türkiye futboluna şekil verecekleri dönemi başlatmış oldular.


Galatasaray 2005-06

14 Mayıs 2006 gününe kadar Türkiye’nin en üst futbol liginde son haftaya lider giren her takım şampiyonluğu kazanmayı başarmıştı. O mayıs günü Fenerbahçe adını istemeden de olsa bir ilke yazdırdı. Averajla da olsa lider olarak Denizli’ye gitmişlerdi ama şampiyonluklarını garanti altına alacakları gol ve golleri bulmakta çok geciktiler, üstelik eski yıldızları Yusuf Şimşek’in asisti ve Mustafa Keçeli’nin golüyle 1-0 yenik duruma da düştüler. Can havliyle bir gol atsalar da artık çok geçti. Denizlispor taraftarının sahaya yağdırdığı konfetiler nedeniyle tam 16 dakika duran maç bu yüzden dakikalarda oynanan Galatasaray-Kayserispor maçından da 16 dakika geç bitti. Rakibini 3-0 yenen Galatasaraylı futbolcular tribüne çıkmış, monitörlerden Denizli’de olup biteni heyecanla takip etmeye başlamışlardı. Ali Sami Yen Stadı’ndaki heyecan kasırgası mutlu sonla bitince Eric Gerets’in takımı zafer sarhoşu olmuştu bile.

Beşiktaş 1981-82

Beşiktaş’ın 1968 şampiyonluğundan itibaren geçen 14 yıllık kurak sezonu da bir son dakika atağıyla sonlandı. 16 Mayıs günü Boluspor beraberliği bir puan kaybını değil, Beşiktaş’ın Trabzonspor önünde bir gollük averajla liderliği ele geçirmesini ifade ediyordu. Bordo-mavililer sonraki hafta Eskişehirspor’la berabere kalmış, Sakaryaspor’u farklı yenen Beşiktaş işi İstanbul’da bitirme şansını yakalamıştı. Sondan bir önceki hafta karşılaşan iki şampiyonluk adayının maçı 0-0 bitince hesap son haftaya kaldı. Trabzonspor’a çelme takan Eskişehirspor, kümeden düşmemek için kazanmak zorunda olduğundan son derece zorlu ve gergin bir maçta Beşiktaş’ın karşısına çıktı. Karşılaşmada Beşiktaş’ın 2-1 öne geçtiği dakikada yardımcı hakeme taş, orta hakeme yumruk atılınca maç yarıda kaldı. Bu durum siyah-beyazlıların hükmen galibiyetini ve şampiyonluğunu da tescilliyordu.

Fenerbahçe 1995-96

14 Nisan 1996 günü Fenerbahçe kendi evinde Gençlerbirliği’yle 0-0 berabere kaldığında lider Trabzonspor’un dört puan gerisine düştü. Bordo-mavililer altı şampiyonluk sonrası başlayan duraklamayı sonlandırmak için yıllar sonra büyük bir fırsat yakalamış, kutlama horonları inceden başlamıştı. Ama olmadı. Önce kendi evlerinde sayısız pozisyona girdikleri maçta mucizevi bir şekilde Vanspor’a kaybettiler. Hem oynadıkları oyun, hem de bir hafta sonra deplasmandaki 4 gollü İstanbulspor galibiyetiyle 5 Mayıs günü Avni Aker Stadı’nda Fenerbahçe’nin önüne çıktıklarında yine de rahattılar. Maçı 1-0’a getirdiler, yine sayısız pozisyona girdiler; bu sefer de Rüştü Reçber engeline takıldılar. Faturayı Oğuz Çetin ve Aykut Kocaman’ın golleriyle 2-1 galibiyetle kesen Fenerbahçe son iki hafta rakibinin yaptığı hatayı yapmadı ve şampiyonluğu Karadenizlilerin elinden kapıp götürüverdi.

Galatasaray 1992-93

Türkiye Süper Ligi’nin gördüğü en heyecanlı şampiyonluk yarışlarından biri de 1993 mayısında yaşandı. Galatasaray, Beşiktaş ve Kocaelispor’un kafaya kafaya girdikleri o mayıs ayının ikinci haftasında siyah-beyazlılar liderliği sarı-kırmızılılardan bir gollük averajla almışlardı. Sonrasında iki takım da aynı puanı aldı ama averaj üstünlüğü Galatasaray’da kalınca sevinen Karl-Heinz Feldkamp’ın öğrencileri oldu. 27’nci hafta maçında Galatasaray, Kocaelispor’la deplasmanda berabere kalmış, Beşiktaş ise Fenerbahçe’yi yenerek zirveye kurulmuştu. Sonraki hafta tepeye çıkan Konyaspor’u 5-0yenen Galatasaray oldu. Beşiktaş zorlu Kocaeli deplasmanından 2-0’la dönmüştü ama averaj üstünlüğünü rakibine kaptırmıştı. Hesap 29’uncu haftadaki Galatasaray-Beşiktaş derbisinde kesilebilirdi ama skor 1-1’de kalınca soluklar bir hafta daha tutuldu. İki gollük averaj farkıyla son düzlüğe giren Galatasaray, Ankaragücü’nü deplasmanda 8-0 yenmiş, Beşiktaş bir başka Ankaralı Gençlerbirliği’ni ancak 3-1 geçebil mişti. Mayıslar bir kez daha Galatasaray’ın olmuştu.

Beşiktaş 2008-09

Ertuğrul Sağlam, Beşiktaş teknik direktörlüğünden ayrılmak zorunda kaldığında ligde daha 6’ncı hafta oynanmış, siyah-beyazlılar lider Trabzonspor’un iki puan ardında ve yenilgisiz bir haldeydiler. Bir yıl önceden kalan Liverpool hezimeti akıllardayken, Metalist Kharkiv deplasmanından 4 gol yiyerek dönülmesi ve Sağlam’ın “Hayat devam ediyor” demeci bardağı taşırdı. Sezon ortası takım almama düsturundan Beşiktaş için vazgeçen Mustafa Denizli sihrini önce sezon arasında, ardından da ilkbahar aylarında gösterdi. Takıma Fabian Ernst ve Yusuf Şimşek ikilisini monte eden Denizli, takımının 6’ncılıkla başladığı ikinci yarıda özellikle son düzlükte müthiş bir performans göstermesini sağladı. Sivasspor’la baş başa kalan Beşiktaş takibi bırakmadı 31’nci haftada 9 Mayıs günü aldığı liderliği şampiyonluğa taşımayı başardı.

Galatasaray 2018-19

Medipol Başakşehir, 25’inci hafta sonunda ikinci sıradaki rakipen tam 8 puan öndeydi. Geride kalan 9 haftada bu avantajını koruyacağı ve yıllardır peşinde olduğu Süper Lig şampiyonluğunu bu sefer ıskalamayacağı düşünülüyordu. İkinci sıradaki rakip başka bir takım olsaydı bu belki mümkün olabilirdi ama turuncu-lacivertlilerin arkasındaki iz sürücü “Mayıslar Bizim!” sloganına sahip Galatasaray olunca işler değişti! Şampiyonluk stresinin arttığı haftalarda Başakşehir’in puan kayıplı haftaları sabırla geçen Galatasaray, son 9 haftada olası 27 puandan 20’sini almayı bildi. Başakşehir bu süreçte sadece 10 puan alabilmişti. Bu denklem mayısın ilk hafta sonunda oynanan maçlar sonucunda Galatasaray’ın liderliğini getirdi. 8 puanlık farkın erimesi sadece altı maç sürmüştü. 5 Mayıs’ta üçüncü Beşiktaş’ı, 19 Mayıs’ta ikinci Başakşehir’i yenen Fatih Terim’in öğrencileri bir kez daha son düzlükte “kazanan” karakterlerini ortaya koymuş oldular.

Futbolik'e Ücretsiz Abone Ol