• Futbolik Club

İzlemeniz Gereken Futbol Filmleri ve Dizileri

Evde kaldığımız bugünlerde hepimiz her zamankinden fazla dizi ve film izler olduk. Neredeyse “izlenecek şey kalmadı” seviyesine geldik diyebiliriz. Biz de konuyu kendimize uyarlayalım ve en iyi futbol filmlerini, dizilerini derleyelim istedik. Bir bakın bakalım, belki arada izlemedikleriniz vardır?


İngiliz Oyunu, 2020

Listemiz en taze yapımla başlayalım. Netflix’in yeni piyasaya sürdüğü The English Game, futbolsuz kaldığımız bugünlerde güneş gibi doğdu. Dizi, futbolun doğuşunu, sınıfsal etkileri ve sınıfsal mücadeleyi anlatırken, döneminin atmosferini yaratmadan da geçmiyor. Diziyi izlemek için kesinlikle futbolu sevmek zorunda değilsiniz, herkese hitap edecek nitelikte.


Bobby Robson: Bir Menajerden Daha Fazlası, 2018


Başka bir Netflix yapımıyla listemize devam edelim. Unutulaz menajer Bobby Robson’ın futbola adanmış hayatını konu alan belgesel, muhteşem arşiviyle büyülüyor. Sanki belgesel değil de adeta Bobby Robson’ın kendisini oynadığı bir film izliyoruz İngilizlerin dev arşivi sayesinde. ‘90’ların ortasında Barcelona’nın başındayken yaşadıklarına tanık olurken, bir anda '60’lara, Robson’ın oyunculuk ve ilk teknik adamlık deneyimlerine kadar ışınlanıyoruz.


Yeşil Sokak Holiganları, 2005


Burada konumuz sahanın içi değil, sahanın dışı hem de çok dışı... Matt (Elijah Wood), Harvard Üniversitesi'nden atıldıktan sonra Londra’daki ablası Shannon'ın (Claire Forlani) ailesiyle birlikte yaşamaya başlar. Burada Pete (Charlie Hunnam) ile tanışmasıyla kendisini "şiddet sever" karakterlerin içinde bulur. Çünkü Pete ve arkadaşları, İngiltere'nin en sert futbol kulüplerinden "Green Street Elite" adlı fanatik taraftar grubunun bir parçasıdır. Kesinlikle tavsiye edilir.


Cehennemde İki Devre, 1961

Ne filmdi be! Sadece futbol içerikli olanlar arasında değil, genel olarak sinema tarihinin en iyilerinden biri. II. Dünya Savaşı döneminde oynanan bir maç. Taraflardan biri Hitler’in doğum günü için kurulan Alman futbol takımı, diğeri ise toplama kampındaki savaş esiri Macarların oluşturduğu bir takım. Zoltán Fábri’nin gerçek bir hikayeden esinlenerek çektiği bu filmde, Macar savaş esirlerinin destansı hikayesine tanık oluyoruz. Ayrıca 1981 yapımı Escape to Victory de bu efsane Macar filminden esinlenmişti.


United (2011)


“Busby’nin Bebekleri" tabirini mutlaka duymuşsunuzdur değil mi? Yaş ortalaması 22 olmasına rağmen rakip tanımayan efsane Man United takımının gerçek hikayesi. 1958’de Münih’te gerçekleşen trajik uçak kazasında 8 futbolcusunu kaybeden takım, bugün hala tarihin en iyi futbol takımlarından biri olarak gösterilir. Bobby Charlton’ın (Jack O'Connell) genç bir oyuncu olarak karşımıza çıktığı filmde, dönemin genç kaptanı Duncan Edwards’ın (Sam Claflin) ölüm döşeğindeyken hala takımını düşünüp sarf ettiği, "Önümüzdeki Wolves maçı çok önemli, o maçı kazanmalıyız!" sözünü de tekrar akıllara kazımayı başarıyor.


Pele: Bir Efsanenin Doğuşu, 2016


Adından da anlaşılacağı üzere, 100 dakikalık yapımda Pele’nin hayat hikayesini izliyor ve bir efsanenin yükseliş hikayesine tanık oluyoruz. Brezilya’nın fakir mahallelerinden birinde büyüyen ama sıra dışı oyun tarzıyla sıyrılan genç Pele (Kevin de Paula), babasına söz verdiği gibi ülkesine Dünya Kupası’nı kazandıracak ve bunu takımıyla birlikte oynadığı geleneksel futbol tarzıyla yapacaktır. Bu büyük hikaye daha iyi sunulabilir, daha iyi bir film yapılabilir miydi? Evet… Ama yine de söz konusu Pele biyografisiyse izlemeden geçilmemeli. Film, Pele’nin konuk oyuncu olarak devreye girdiği sahneyle de bize küçük bir sürpriz yapmayı ihmal etmiyor.


Dar Alanda Kısa Paslaşmalar, 2000

"Hayat futbola fena halde benzer" repliğiyle başlayan efsane film, bu sözü aklımıza kazımasıyla birlikte aslında nasıl bir senaryo izleyeceğimiz hakkında da daha en baştan tüyo veriyordu. Serdar Akar’ın yönettiği gerçek hayat hikayesinden esinlenilmiş Dar Alanda Kısa Paslaşmalar’da Hacı’nın (Savaş Dinçel) yıllarca teknik direktör olarak üzerine titrediği Esnafspor’un amatör liglerden yükselme mücadelesine tanık oluyoruz.


Lanet Takım, 2009


Bir peri masalı hikayesi. Derby County ve Nottingham Forest’ı adeta yoktan var eden, futbol tarihinin gelmiş geçmiş en iyi teknik adamlarından biri olan Brian Clough’u konu almış muhteşem bir biyografik futbol filmi. Damned United, Brian Clough’un (Michael Sheen) başarılarından daha çok Leeds United’ın egolu oyuncuları ve "kazanmak için her şey mübahtır" felsefesiyle olan mücadelesini anlatıyor. Her futbolseverin en az bir kere izlemesi gereken bir film.


Gol, 2005


Efsaneyi anmadan olmaz. Çok gerçekçi bir hikaye olmasa da Santiago Munez’in (Kuno Becker) sokak futbolundan keşfedilerek, dünya yıldızına dönüşmesini izlemek oldukça eğlenceliydi. Munez’in hikayesi bir devam filmiyle taçlandırılsa da ikinci film ilk filmin tadını vermeyi pek başaramamıştı. Öte yandan her iki filmde de gerçek futbol yıldızlarını konuk oyuncu olarak görmek oldukça şıktı.


Zafere Kaçış, 1981

İşte bu da gerçek efsane. Michael Caine, Sylvester Stallone gibi ünlü oyuncuların yanı sıra Pele, Bobby Moore ve Ardiles gibi futbol efsanelerini izlediğimiz filmde, II. Dünya Savaşı sırasında esir düşen bir grup müttefik askerin işgal kuvvetlerinin ellerinden kaçma planları konu ediliyordu. Nazi subayları propaganda amaçlı olarak mahkumlardan oluşan takıma karşı bir maç ayarlar, ancak karşılarında hiç beklemedikleri bir takım bulurlar. Ardiles’in maç sahnesinde yaptığı gökkuşağı çalımı da filmi futbolseverler için ayrı bir noktaya taşıyor.


Antoine Griezmann: Bir Efsanenin Doğuşu, 2019


Bir Netflix yapımı daha. Ama gerçekten çok etkileyici. Küçük yaşta yazıldığı futbol okullarında defalarca “bu çocuktan olmaz” dedirten Antoine Griezmann’ın dünya şampiyonluğuna varan hikayesine tanık oluyoruz. Ayrıca güçlü bir futbolcu karakterinin takıma nasıl mental katkılar sağladığını da bu belgesel filmde sonuna kadar görüyoruz.

Futbolik'e Ücretsiz Abone Ol